Pazar, Kasım 06, 2005

29-30 Ekim LRO Türkiye ile Bolu Subaşı Yaylası


LRO Türkiye ile katıldığım ilk off-road gezisi. Daha önceki kamp ve dağcılık tecrübeme bu kez bir 4x4 araçla dağlık arazide bir hafta sonu gezisi ekliyorum. Gezi İSOFF'un 6. Lassa Competus Kupası oyunlarını düzenlediği Subaşı Yaylasına yapıldı.

Aracına eşlik yada yarış dili ile co-pilotluk edeceğim Engin ile malzemeler konusunda bir gün önceden bir liste paylaşımı yaptık. Cuma akşamı çantamı bu listeye göre hazırladım. Sizler için yardımcı olacağını düşündüğüm liste sitemde Teknik adresinde bulunmakta. Benim elimde tek kişilik bir kamp malzemesi olduğu için bir gün öncesinden arkadaşımdan kışlık çadırını ve uyku tulumunu ödünç aldım. Eşyalarım hazır olduğunda akşam Engin'le buluşmak üzere yola çıktım. Avrupa yakasından Ataşehir'e geçmem yaklaşık bir saatten fazla vaktimi aldı. (tam detay : 20 dk otogar-TEM-beşiktaş ayrımı, 25dk. FSM Köprüsünden Asya'ya geçiş, 20dk kadar da TEM Çamlıca çıkışı.)

Akşam yemeği ve konaklama için Engin ve ailesine teşekkür ederim. Akşamdan birlikte gideceğimiz "LR Discovery Mpi" aracımıza benzin ve LPG alıyoruz. Benim arabamı evin önünde bırakıp sabah 6:30 da evden ayrılıyoruz. Sabah fırından ekmeklerimizi alıp ilk buluşma noktası olan TEM Çamlıca gişelerinin çıkışına gidiyoruz. 7:00 için ilk buluşmaya 2 araç gelmişti bizden önce. Yavaş yavaş ekibin kalanıda toplanmaya başladı. Gecikeçek olanları yol üstündeki OPET istasyonunda beklemeye karar verdik, bu arada en azından hem yağmurdan korunacak hem de sıcak çay içme şansımız olacaktı. Biz çayımızı içerken diğer gelecekler de yetişti.

Tüm katılacak araçlar geldiğinde araç grubumuz 4 LR Defender 110, 1 LR Defender 110 pickup, 1 LR Defender 90, 3 Discovery Td5,Tdi,Mpi, 1 Range Rover kısa, 1 Nissan X-Trail olmuştu. Ekibimizde LR 110'ları ile Fransız konuklarımız vardı. Ayrıca 2 şirin köpekte bize eşlik ediyordu Max ve Kiti. (Umarım isimlerini doğru yazmışımdır.)

Opet'ten konvoy oluşturarak yola devam ettik. Hereke'deki Nuh çimento fabrikasına gelmeden karşı yönde kaza yapan kamyonlar nedeni ile sabah saatlerinde oldukça uzun bir sıra olmuştu bekleyen araçlar. Saat 8:30 olduğunda bizler Sapanca ayrımında idik. 9:40 gibi Fransız ekibimiz Kaynaşlıdan önceki son mola yeri olan Yeşil Yayla'da duruyor. Bizde onlarla birlikte kısa bir mola vermiş oluduk. Çok fazla oyalanmadan tekrar yola çıkıyoruz. Birlikte gittiğimiz için ortalama hızımız 90 km/sa çünkü. Buradan çıkışta direksiyona Natura'ya kadar ben geçtim. Kaynaşlı gişelerinden Reha'dan aldığımız KGS kartı ile geçiyoruz. Diğer araçların çoğunda OGS olduğundan sırada fazla kalmadık. Boludağı'na doğru çıkarken bu kez kaza bizim yolumuz üstünde. Bir TIR'ın üzerinden taşıdığı dozer yola kaymış. Burada biraz vakit kaybediyoruz. 10:40 gibi Abant kavşağında Natura'da duruyoruz. Burada ihtiyacı olanlar benzin, alışveriş işlerini hallediyor. Biz de nerde ise boşalan LPG'mizi dolduruyoruz. Yol buraya kadar 230 km.

Yolumuz buradan direk Bolu içine. Göynük yoluna dönüyoruz. Dönerken kavşağı kaçıran birkaç araç ile irtibatımız kayboldu. Tabii bir de önümüzü 29 Ekim kutlamaları için kapatılan yol kesti. Bolu'da Cumhuriyet bayramı kutlamalarının bir kısmınıda izlemiş olduk böylece. Sonunda dolaşa dolaşa Migros önünde buluştuk tekrar. Yol üzerinde 249km de okuduğumuz tabelada Seben(52) - Kıbrıscık(63) yazıyordu. Dağa doğru çıkmadan son bir kez de PO istasyonunda duruyoruz. (11:45) Mazotlar fulll'leniyor...

Arada sisler basıyor, yavaş yavaş kar izleri görülmeye başlıyordu. Ova manzarasının görülebildiği bir yerde duruyoruz, ben arabaları çekene kadar ilk gelen araç manzaraya bakıp tekrar yola çıktı. Yolun geçtiği en yüksek noktada yol artık tamamen kar ile kaplandı. Senenin ilk karı yağarken, tutmaya başlamış yolda yolumuza devam ettik.

Seben'e 29km tabelasından yaklaşık 1km sonrasında sola dönüp asfalt yoldan çıkıp stabilize bir yola girdik. Gençlik İzcilik ve Spor kampı tesislerine gider yazıyordu. (12:25) Bir süre bu yolu takip ettik. Sonra Jandarma karakolunun bulunduğu noktada tekrar sola döndük. Köy içinden sağa dönüp kampı bulduk.

Subaşı Yaylası'ndaki İSOFF - Lassa Competus kamp alanına (900mt) geldiğimizde saatler 12:50 oldu. Çamlıca gişelerden bu yana 282km yol gelmiştik. Kampa giriş ücreti olan araç başına 20 YTL'yi verip çıkartma yazılarımızı ve kişi başı hazırlanan Competus logolu yağmurluk, eldiven, bere promosyonlarımızı alıp çadır kuracağımız yere geçtik.

LRO Türkiye yazımızı asıp, çadırlarımızı kurduktan sonra kamp alanına kurulan mutfak çadırından öğle yemeklerimizi (ücretsiz) alıp yedik. Menümüz güzeldi. Ezogelin çorba, patatesli bezelye, bulgur pilavı, yoğurt ve turşu. Ayrıca çay ve kahve de mutfakda hazırdı. Kamp alanı ile ilgili diğer noktalar; kampa seyyar tuvalette kurulmuş olması, yarış alanları hazırlanmış ve çevresi işaretlenmişti. Gün içinde ve akşam etkinliklerine hazırdı kamp.

Saat 14:00 gibi toplanıp çevrede bir geziye çıktık. Önce hafif hafif , araç gitmiş yollarda gezindik. Küçük iki dereden geçip toplu fotograf çektik.

Akşam için kuru odun topladıktan sonra, evet vakti gelmişti. Yoldan çıktık !! Dağ ve köy yollarına alışkın olanların anlayacağı bir şekilde yolu tarif edeyim, artık bir kızak yolundaydık. Yani bu yola binek araç giremez, ancak bir traktör yada bizim kullandıklarımız gibi 4x4 araçlar girerdi.

Başlangıç kısmı zorlu değildi. İlerde yol dikleşmeye başladı. İlk sorun burada oldu, hafif yumuşak ve karlı zeminde öncü araç tırmakmakta güçlük çekti. Hız alan ve arazi şartlarına geçirilen araçlar burayı geçti. Daha yukarıda kayalık bir zemin bizi bekliyordu. 50-60cm varan bir kaya basamak üzerinden araçlar vinç yardımı ile ancak geçebildi. 10 araçla burayı geçişimiz bir saatten fazla sürdü. Hava karardı saat 19:00 oldu. Yüksekliğimiz 1900mt civarı oldu. Kayayı geçtikten sonra bir aracın sol arka amortisör kırıldı ve helezon yayı yerinden çıktı. Araçlar kritik noktayı geçerken bir yandanda bu aracın tamiri yapıldı. Malesef gezinin bu kısmında ben geçiş yapanlara yardım ettiğimden bu kısmın fotogralarını çekemedim.

Saat 20:03 de kamp alanına döndük (321km). Hemen ortada bir ateş yakıldı ve akşam için yemek hazırlığına başlandı. Mangal üstünde sucuk ve et menümüzün ana yemeği oldu. Yemek sonrası muhabbet gece yarısına kadar devam etti. Gece, amortisörü bozulan arkadaş kalmadı ve geri döndü, daha sonra Reha'larda İstanbul'a çocukları yalnız kalmasın diye döndüler. Küçük kızı
yanında olan Hüseyin de çadır kampı yerine bölgedeki bir konaklama tesisine gitti.

Sabah 7:30 da uyanıyorum .. Eski saatle. Bu gece yarısı saatimi geri almadım çünkü. Kalan hazır mangalımız üzerine hemen bir tencere ve su koyuyorum sıcak çay için. Hava tahminen 0-2 derece arası. Sıvı olan yemeklikler nerede ise donmuş. Gece üzerimize biraz kar yağmış, ağaçlardan hemen her yere düşememiş ama. 1-2 saat içinde herkes yavaş yavaş kalkıyor, sabah
yine küçük bir ateş yaktık ufak tefek dallarla kahvaltıların ardından ısınmak için. 12:20 gibi harekete geçiyoruz. Hüseyin sabah geri geldi, Fransız ekibimiz buradan Safranbolu'ya gideceği için onlarla vedalaştık. 8 araç yola çıktık bu kez.

Seben yolundan tam tersi geri döndük, gelirken uğradığımız PO'da biz boşalacak durumda olan LPG'mizi doldurduk. Bu arada dünkü tırmanışta bizim aracın vitesi düşük devir (Low) konumunda kilitli kaldı. Benzin alırken onu normal konuma almak için ustalarımız deneme yaptı. Tam biz hadi yavaş yavaş İstanbul'a doğru yola çıkalım diye vedalaşırken sürpriz..! İnadı bırakan vites normal konuma geçti. Ekibin kalanı ile birlikte yola devam ettik böylece.

Bolu içinden arka yolu kullanarak Mudurnu-Abant'a doğru ilerledik. 14:10 iken Abanta 13km gösteren bir kavşaktan ters istikamete sola dönerek yola Göynük tarafına devam ettik (401km). Amacımız hem gezmek hemde İstanbul yolunu kısatmak. Göynük kavşağında sağ tarafa dönüp Dokurcun'a yolumuz üstünde Sülüklügöl'e uğrayacaktık. Giderken birkaç yerde fotograf çekmek için durduk. Bunlardan biride küçük Pamukkale şubesi oldu. Saat 16:00 gibi 1200mt deki Sülüklügöl'e vardık. Araç km'miz 455 oldu. Zaman zaman sis altında kalan göl sonbaharda bir başka güzel. Arada yağan yağmurdan korunmak için yemeği bir ağacın altında toplanıp yedik.

Saat 17:00'ye doğruda toparlanıp tekrar yola çıktık. Anayola indikten kısa bir süre sonra yağmur artık sürekli yağmaya başladı. Hüseyin eve yetişmek için gruptan ayrı yola devam etti, Akyazı ayrımından TEM'e girdik. Sapanca Mudurnu tesislerinde son bir toplandık. Buradan sonra herkes kendi hızında yola devam edecekti. Bir sonraki gezide görüşmek üzere vedalaştı herkes (18:40 553km). Saat 19:50 de Engin'in eve (Ataşehir yakını) ulaştık (645km). Tam kapının önüne geldiğimizde duran yağmur eşyaları Disco'dan benim arabaya aktarırken yeniden başladı. Ayakkabılarımı arabanın içinde değiştirip ben de kendi evime doğru yola çıktım. Yağmur yoğunluğu yolda beni yalnız bırakmadı varana kadar. 20:40 da ben evime girdim (+47 km). Azalan yağmur yine eşyaları boşaltırken arttı.

Bir ilk daha, Bolu Subaşı Yayla'sında yaptığımız off-road geziside böylece bitti. Hafta sonu yılın ilk kar yağışı altında yaptığımız bir doğayla mücadele güzel bir şekilde noktalandı.

Yazı ve Fotograflar :
Volkan Uygun
www.uygunfotograf.com


___teşekkürler___________________________
01 SERTAC SURUR (DSIWax)
02 REHA YURDAKUL (110Kom)
03 HUSEYIN AKBULUT (90Tanimsiz)
04 UMIT CUKUREL (110Sit)
05 ROBERT-MARTIN ZANELLI (Kara110van)
06 BURAK ALTUNAY (DSIIEscort)
07 SINAN DUNDAR (RRG4)
08 HAKAN ORER (110Rouge)
09 ENGIN DAGHAN (DSINewby)
10 BIKEM EKBERZADE (NissanXT)
11 MEHMET ? (110Rodaj)
____________________________________________________
1- İSOFF 6.Lassa Competus Kupasının sonuçlarını için tıklayın
2- Daha fazla fotograf için www.uygunfotograf.com sitesini ziyeret edebilirsiniz
3- Daha fazla bilgi için LRO Türkiye sayfasını ziyaret edebilirsiniz
4- Fotograflar Pentax PZ-1p SLR gövde,
Pentax 28-80mm f:3.5-5.6 AF objektif, Fuji Provia 100 ASA Dia film kullanılarak çekilmiştir.